Mübarek Üç Ayların 27.Gecesi olan; 13 Nisan Cuma?yı, 14 Nisan Cumartesi?ye bağlayan gece Miraç Kandilidir. Mekke?de müşriklerin Müslümanlara uyguladıkları zulüm ve şiddet tahammül sınırlarını aşmıştı. Müslümanlar üç yıl boyunca her türlü insani ve ticari ilişkiyi ortadan kaldıran büyük bir boykota maruz bırakılmışlardı. Boykotun sona erdiği günlerde Resûlullah Efendimiz (s.a.s.), önce kendisini daima destekleyen amcası Ebû Tâlib?i, sonra da çok sevdiği hanımı Hz. Hatice?yi kaybetmişti. Hüznün gönülleri kuşattığı, ümitlerin tükenme noktasına geldiği bugünlerde Yüce Allah, habibi Muhammed Mustafa?yı huzuruna kabul ederek İsrâ ve Mirâç ile şereflendirdi.
Resûl-i Ekrem (s.a.s) gecenin bir anında Mescid-i Haram?dan Mescid-i Aksâ?ya yolculuk etmiş, ?İsrâ? adı verilen bu yolculuk, Ayet-i kerimede şöyle ifade edilmiştir: ?Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulu Muhammed?i bir gece Mescid-i Haram?dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa?ya götüren Allah?ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.? Mirâç ise, rahmet ve hikmet dolu bu gecede, Peygamberimizin Mescid-i Aksâ?dan göklere yükselip Yüce Allah?tan vahiy almasıdır.
Mirâç, Cenab-ı Hak?tan gelen davete icabet ederek kulluğun gereklerini yerine getirerek, her adımda O?na yaklaşmaktır. Mirâç, maddeden uzaklaşarak manaya ulaşmak; fânî olandan vazgeçip bâkî olana yönelmektir. Mirâç, gönül dünyamıza yaptığımız yolculukla imanımızı güçlendirmek ve sıdk makamına erişmektir. Mirâç, tıpkı Peygamberimizin mübarek yolculuğunda olduğu gibi, Mekke ile Kudüs arasındaki mukaddes bağı korumaktır. Zira Kudüs, bizim gözbebeğimizdir, dilimizdeki dua, yüreğimizdeki yaradır. Kudüs ve Mescid-i Aksâ, bize Peygamberimizin emanetidir. Bizler biliriz ki, mümin mirâçsız, mirâç da Mescid-i Aksâ?sız olmaz. Peygamberimizi derin bir üzüntüden kurtarıp teselli veren mirâç, elemi, kederi, çaresizliği ve ümitsizliği bir kenara bırakarak yeniden yola koyulmayı anlatır. Her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna inanmayı, Rabbimizin rahmetinden ümidi kesmemeyi öğretir. Mirâcı anlayan mümin, zamanın ve mekânın yegâne sahibi olan Yüce Allah?ın birliğine, büyüklüğüne ve sonsuzluğuna şahitlik eder. Mirâcı model alan toplum, hak, adalet, dürüstlük, merhamet, kardeşlik ve fedakârlık gibi erdemlerle yücelir.

